VİRA BİSMİLLAH
Bismillâhirrahmânirrahîm
Bir eğitim yılının daha eşiğine geldik elhamdülillah.
Kadim ifadesiyle ‘terbiye’ insanın, insan olmak ve insan kalmak hususunda vazgeçemeyeceği bir süreç.
İnsan sınırları olan bir varlıktır ve insan terbiye edilebilen bir varlıktır.
Haddi zatında insan sınırlarını (haddini, hududunu) terbiye yolu ile öğrenebilen bir varlıktır.
Rabbi Zülcelal
kendisini “Âlemlerin Rabbi” olarak ifade eder. Yani âlemleri terbiye eden, âlemlere
had-hudut belirleyen Allah’tır ve kendisini bu konuda ‘Rabb’ (Kur’an’da 871 ayette 980 kez
geçmektedir.)olarak tanıtır. Mürebbi, terbiye eden ifadesi de bu isimden gelir.
Terbiye edilmiş bir âlem vurgusunun gölgesinde insan, bir mürebbiye ihtiyaç hisseden
özel bir varlıktır. Peygamberler bunu hatırlatmak için geldiklerinden, en başından beri insanlık ailesinin ilk muallimleri olarak kabul edilmişlerdir. Ve insanlar bu görevin yüce hatırına muallimliği, öteden beri kutsal bir görev olarak görmüşlerdir.
Bizler eğitim çalışmalarımız ile zımnen terbiye edilmiş bu ekosisteme katılmaya, onun
bir parçası olmaya çalışmaktayız.
Bütün bu hissiyatlar ile ‘Vira Bismillah!’
Eğitim sürecimizin kavram setinin merkezinde; Hamd, Tesbih ve Zikir olacaktır ve diğer kavramların tamamı bunlardan neşet edecek, bunlarla irtibatlı olacak, bunlardan ilham ile gündemimize girmiş bulunacaktır.
‘Vira Bismillah’ : Tesbih
Hz. Peygamber eşi Cüveyriye annemizin yanında idiler. Sabah namazı için uyandılar.
Hazırlıklarını görüp mescide geçtiler. Kendisi kalktığında müminlerin annesi
Cüveyriye (r.anha) seccadesinin üzerinde ellerini açmış Allah (cc) dua ediyordu.
Hz. Peygamber sabah namazını kıldırdı, ashabı ile sohbet etti. Kuşluk namazını da eda edip eve döndü. Cüveyriye annemizi aynı şekilde seccade üzerinde dua eder, buldu. “Ben gittiğimden bu yana bu şekilde mi bulundun?” Diye sordu. “Evet”, cevabını alınca; Fahri Kâinat, “Şayet şu dört cümleyi üç kez tekrar etseydin, senin sabahtan beri söylediğin zikirlerle tartılacak olsa, sevap bakımından onlara eşit olurdu.”diyerek, Cüveyriye annemizin şahsında bizlere şu duayı tembih etti:
(Sübhânallahi ve bihamdihi adede halkıhî ve rıdâ nefsihi ve zînete arşihi ve midâde kelimâtihi)
(Müslim, Zikir, 79)
ALLAHIM!
Yarattıklarının adedince,
Nefislerde olanların adedince,
Arşındaki ziynetlerin adedince,
Konuşulan bütün dillerdeki kelimelerin adedince (Seni) HAMD İLE TESBİH ederim. Sermayesi eriyenler olarak başlayan eğitim/terbiye yılının başında niyaz ediyoruz ki;
‘Rabbimiz sana olan Rağbetimizi arttır!
Ömür sermayemizi, kar getirecek TESBİH ve ZİKİR projesiyle
bereketlendirmeyi bizlere nasip et!
Kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden daha hayırlı ve bereketli kılacak salih amelleri bizlere ilham et!’