Ülfet Eğitim ve Yardımlaşma Derneği

Birlikte Okuma Eylemiyle Kör Noktalarımızı Farketmek

21.9.2026 visibility 51

Birlikte Okuma Eylemiyle Kör Noktalarımızı Farketmek

Bir kitap okuyup ve ardından üzerine konuşma eylemi geride kalırken, artık kitap okumanın ve üstüne konuşmanın bir 'eylem' olarak görülmediği, içinde bulunduğumuz 'pratiğin' ve 'yoğunluğun' bizi bundan doğrudan veya dolaylı olarak uzaklaştırdığı bir zamanın içine doğduk.

Eylemin içine dahil etmediğimiz bir okuma, denizi taş atmakla doldurmaya çalışan insanın misali gibidir. Beyhudeliğin kıyısından uzaklaşmalıyız. Eylem olarak görmediğimiz bir okuma, bizi tekdüze, sıradan, boğan bir pratiğe iter. Bu pratik, metafizik bir bilinci oluşturmaktan bizi uzaklaştırır. Birbirini besleyen okuma ve pratiklik eylemleri gerçekte iki 'ayrı' şey değil, bir şeydir. Bunu ayıran zihin, bir şeyi amaçlamaktadır. Bir şeyi elimizden almaktadır. Bir şeyi elimizden alanlar, idrakimizi yeni bir şeyle dolduranlardır. Bu ‘tek şey olan’ idraki yeniden yakalamalıyız.

Yoğunluğu ve pratiği beslemeyen bir okuma, kişiyi zamanla öğütür. Almanca boşluk (lücke) ile mutluluk (glück) aynı kökten gelir. Sadece okumaktan haz aldığımız bir eser, kısa bir mutluluk yaşadığımız an olsa da boşluğa düşmeyi engelleyemez ve içimizdeki o boşluğu dolduramaz.

Bizi yukarıya doğru tırmandırmayan, bir eşiği atlatmayan okuma, aşağı çeker, düşürür. Derinliğe sahip olan genişleyebilir. Derinliğe sahip olmadan genişleyen her yapı, başka bir yapı tarafından zamanla öğütülür, eklektik hale getirilir.

Görünür olma haline bürünen birey, şahsiyet olmaktan uzaklaşıyor. Bize şahsiyet kazandıracak, kendisini 'eylem' olarak gördüğümüz bir okuma biçimini yeniden kazanmalıyız. "O kadar yoğunuz ki okumaya ve okuduğumuzu konuşmaya zaman ayıramıyoruz", dediğimiz an gömleği baştan yanlış iliklemişiz demektir.

Vahiy belli başlı kavramları bize okuma, düşünme, eleştirel bakışı giydirir. Birlikte okuma eylemi, kör noktalarımızı farketmemizi sağlar ve yeni bir ufuk kazandırır. Her şeyin hızla değiştiği bir çağdayız. İsteklerin, ihtiyaçların, duyguların, davranışların hızla değiştiği postmodern çağ, bu çağ.

Bir yanılsama çağındayız. Fotoğraf, eylemin adı oluyor. Yapmadığımız şeyi söylemekten mesul tutulan vahyin mensubu olanlar olarak, yapmadığımız şeyi yapmış gibi görmekten ve göstermekten mesul değil miyiz? Gerçekte okuyor muyuz!