Derviş
Derviş
Bir ikindi vaktidir, ölüm
Gözleri ela, sözleri veda
Koca bir ömür sığdırmış
Boynu bükük hatıralara
...
Gök kızdığında huzur esermiş ruha
Ne tezat oysaki yalnızlığına
Ayrılık hep keder mi getirir?
Neden ağlamaz o halde her gün, battığında
...
Ölüm, ikindinin güneşindedir...
Dinleyene, ak sakallı bir derviştir
Mısra mısra işlemiş dokunduğu yerleri
Ecdad misali sıraladığı öğütleri:
...
Kavuşmak, ayrılıktan geçermiş
Tebessüm eşiğinde yağmur beklermiş
Bir divan ki, köle otursa sanır baki
Ne güneşler battı, dünya hala fani
...
Nefse tapanların göğü bulut bulut
Gözleri kapatır, batmasın der bir umut
Halbuki haram, günah diye bağıran bile
Olurmuş başında perde dilinde gece
...
İşin sırrına erenlerin sözü dozunda
Kapalı kapılar ardında gizli tutmakta
Kıymetli olana naz hoş gelir!
Saltanat yolu düz yoldan değildir
...
Derler ki pazarcı reklama muhtaç
Ama insan kuyumcudan gelene aç
Dinle! Değeri, değer bilenden biç der
Bilen ki, kendini kendinde bulan bir er
...
İlme mazhar olanların yolu engebeli
Hayrın sonu vuslatta, bir de kendi
İnsanoğlunun ömrü masallarla geçer
Kulaktan dolmalar gönlü boş eyler
...
Nabzı dolduran demet demet zikirdir
Kalpten ağrı fısıltılar aslın hikayesidir
Aslıma varmışım bir ben bir de kefen
Yoktan vara tövbelerimdir gelip geçen
...
Bilsen nedir hacet, bilmesen ne
Sormazlar gitmek istediğin nere
Ölümden doğanlar ağlar deryalar
Tövbelerden kağıt gemiler, tek tek batarlar
...
Asıl batan güneşmiş, geceye gebeymiş
Zamanında derviş, hepsini söylemiş